1938 Dersim katliamı tartışmaları gündemdeki sıcaklığını korurken, devlet arşivlerinin açılarak katliam belgelerinin kamuoyuyla paylaşılması konusunda AKP Hükümeti adım atmış değil. Başbakan, “Tarihte böyle bir şey varsa Dersim halkından gerekirse özür dilerim” demekle yetiniyor. Öte yandan 2006 yılında yönetmen Çayan Demirel tarafından yapılan ve Dersim katliamını yaşamış tanıkların konuştuğu ‘Dersim ’38 Belgeseli’nin gösterimi Kültür Bakanlığı tarafından engelleniyor. Mahkemelik olan filmin davası sürüyor. Dava sonuçlanana kadar topluluk içinde gösterimi ve dolaşımı yasak.

 

 

 

 

Vaka

GERÇEKLERDEN KORKUYORLAR’

Yönetmen Çayan Demirel, bir mevzuyu derin bir şekilde çözebilme tasavvuru olmayanların dönem dönem bu tür şeylerden korktuğunu ve gerçeklerin yansıtılmasını yasakladıklarını ifade etti.

“Devletin kendi çelişkisinin en somut örneği bizim başımıza gelendir. Geçen yıl Başbakan 50 bin insanın öldüğünü söyledi. ‘Dosyaları bize açtırmayın’ dedi. Bu yıl resmi rakamlara göre 13 bin insanın öldüğünü söyledi. Ben Başbakan’a şunu sormak isterim: Bu insanlar nasıl öldü? Neden öldü? Ne için öldürüldüler? Bunu tartışmaya sokmak gerekir. Bunun tartışılacağı alan akademilerdir, bilim alanlarıdır, belegeselcilerin alanlarıdır. Bunlar tartışılmadığı sürece resmi olanı bize doğru diye yutturacaklardı” şeklinde konuşan Demirel, “Bizim tartışmamıza izin verilmesi gerekiyor. Bu anlamıyla AKP iktidarının tutumunun somut örneği bizim belgeselimizin başına gelen yasaklama kararıdır. Değerlendirme ve Sınıflandırma Kurulu, ‘Belgeseliniz yasaktır’ diye bandrol vermedi. Biz buna itiraz ettik, dava açtık, davayı kazandık. Bu sefer Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü bu karara itiraz etti. Dava sürüyor ama filmi toplu gösterime ve dolaşıma sokma hakkımız yok” dedi.

‘KATLİAM O TARİHTE KALMADI’

Başbakan’ın “Tarihte böyle bir şey varsa Dersim halkından gerekirse özür dilerim” sözlerini de değerlendiren Çayan Demirel, meselenin dile getirilişini hoş bulmadığını, bir milletvekilinin açıklamasının ardından, ona dair Başbakan’ın meseleyi sadece tek parti döneminde CHP ile ilişkilendirmesi ve ‘Özür dilenmesi gerekiyorsa dilerim’ ifadesinin ciddi bir devlete yakışmayacak bir üslup ve dil olduğunu söyledi.

“‘Bu sorunu nasıl çözeceğiz’ diye bir programınızın olması gerekiyor. Şirin Ergün böyle bir şey söylemeseydi gündeme gelmeyecek miydi bu mesele, tartışılmayacak mıydı? Bu soruyu getiriyor beraberinde. Dolayısıyla, insanların bu denli acıları siyaset malzemesi yapılmamalı. Devlet devamlılığı olan bir kurumdur. Dolayısıyla bu sorumluluğu sizin sürekli hissetmeniz gerekir. Başbakan Tayyip Erdoğan var olan devlette ’38′den kendini sorumlu hissetmeli ve duruma böyle yaklaşmalı” şeklinde konuşan Demirel, “’38′de bir ulus devlet var, bugüne kadar devam etmiş. Bir devamlılık söz konusu ulus devlette. Bu devamlılığı görmezden gelip ’37′de, ’38′de yaşanan süreci sadece o dönem yaşanmış bir olay gibi algılamak, benim tarih algıma ve sosyolojik bakış açıma ters gelen bir şey” dedi.

‘DERSİM KATLİAMI TÜRKLEŞTİRME HAREKATI VE SOYKIRIMDIR’

Dersim katliamının da devletin devamlılığı için yapılmış bir harekat olduğunu dile getiren Demirel, bunun bir Türkleştirme harekatı ve soykırım olduğunu söyledi. Bugün Dersim’de kullanılan Zazaca dilinin UNESCO tarafından kaybolmaya yüz tutmuş diller arasında gösterildiğine işaret eden Demirel, meselelerin kriminalize edilip, birkaç suçlunun işiymiş gibi gösterildiğini, bunun hem Dersim halkını inciten bir şey, hem de tarihe saygısızlık olduğunu vurguladı.

‘LİBERAL ŞAKŞAKÇILIK ÇÖZÜMSÜZLÜĞE GÖTÜRÜYOR’

Liberal söylemlerin bu meselelerin çözülmesi önünde engel olduğunu da belirten yönetmen Çayan Demirel şöyle konuştu: “Liberallerin bu şakşakçılığı da artık bize gına getirdi. Yine gördük ki liberaller, ‘Başbakan şöyle dedi, böyle dedi’ şeklinde bir hava içindeler. Yani demokrasi geldi diye bir havaya sokuyorlar her şeyi. Biz bunun böyle oymadığını çok iyi biliyoruz. Kürt açılımı denildiğinde de liberaller yine şakşak yaptılar, yine varolan iktidar Kürt sorununu şiddetle çözmeye getirdi işi. Bu meselelerin çözümü konusunda da liberallerin şakşakçılığı ve iktidara yakın durma isteği bu meseleleri daha çok çözümsüzlüğe götürüyor.”

Kaynak:  ETHA, 25 Kasım 2011

 

Medya

“Dersim: Yüzleşme ve yüzsüzleşme!”, Nazım Alpman, Nemrut Haber, 5 Aralık 2011

“Dersim 38’e AKP sansürü”, Yeni Özgür Politika, 28 Kasım 2011

“AKP’nin yasakladığı Dersim belgeseli”, Nemrut Haber, 26 Kasım 2011

“Dersim belgeselini yasaklayan AKP’ydi”, Pınar Öğünç, Radikal, 25 Kasım 2011

“Erdoğan’ın Dersim özrüne sevinmeden önce hatırlanması gereken gerçekler!” Habersol, 23 Kasım 2011

“Heykele ucube diyen belgeseli de yasaklar”, Sol Kültür, 19 Şubat 2011

Devamı için tıklayınız…